1. #1
    bilgedede - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2012
    Yaş
    61
    Mesajlar
    3.458

    Sponsonlu Bağlantılar
    Yusuf ve Züleyha Kıssası
    Doğu İslâm edebiyatlarının Kur'an ve diğer kaynaklardan
    yararlanarak temel aldıkları Yusuf ve Züleyha kıssası ana hatlarıyla
    şöyledir:
    Ken'an (Filistin) diyarında yaşamakta olan Yakup peygamberin
    Râhil adlı karısından olma oğlu Yusuf, çocukluğunda rüyasında on bir
    yıldız, güneş ve ayın kendisine secde ettiğini görür. Yusufun

    Yeni Türk Şairinin "Yusuf ve Züleyha Hikâyesi" Duyarlığı 111
    Bünyamin adlı bir öz ve on bir de üvey kardeşi bulunmaktadır.
    Kardeşleri kendinden büyüktür. On bir yıldız Yusufun on bir
    kardeşinin sembolüdür. Bunların kendisine secde etmesi Yusufun
    onlara üstün olacağının işaretidir. Hz. Yakup oğluna bu rüyasını
    kardeşlerine açmamasını söyler. Çünkü şeytan insana düşmandır ve
    kardeşlerine vesvese verip kalplerine kıskançlık düşürebilir ve ona bir
    hile yapabilirler. Cenab-ı Hak Yusuf a peygamberlik ve büyük bir
    devlet verecektir. Hz. Yakup oğullan içinde en güzel ve en akıllı olan
    Yusuf u sevmektedir. Bu durum üvey kardeşlerin kıskançlığına sebep
    olur, babalarını açıkça bir şaşkınlık içinde bulunmakla suçlarlar ve
    Yusuf u ortadan kaldırmaya karar verirler. Bir gün hile ile onu kıra
    gezmeye çıkarttıklarında kör bir kuyuya atarlar. Gömleğine bir hayvan
    kanı bulaştırırlar. Eve geri döndüklerinde babalarına yalan söyleyerek
    ona kanlı bir gömlek uzatırlar ve Yusufun bir kurt tarafından
    parçalandığını söylerler. Yakup bu yalana inanmaz ama elinden de bir
    şey gelmez ve külbe-i ahzânında yıllarca Yusufun hasretiyle ağlaya
    ağlaya gözlerini kaybeder.

    Mısır'a doğru gitmekte olan bir kervandan bir kişi, su almak
    için kuyuya kova saldığında orada Yusuf u bulur ve onu kuyudan
    çıkarır. Olan biteni uzaktan gizlice takip eden kardeşleri hemen
    yanaşıp Yusuf u ucuz bir fiyatla kervana köle olarak satarlar. Kervan
    sahipleri de Yusuf u Mısır'a götürüp köle olarak satılığa çıkarırlar. Bu
    sırada Mısır hükümdarı Reyyân İbn-i Velid adında biridir. Onun baş
    veziri, maliye bakanı olan ve "Aziz" denilen Katifer, Yusufu eşi
    Züleyha'nın ısrarı üzerine ağırlığı miktarı altın karşılığında satın alır.
    Bu sıralarda Yusuf, 18 yaşında bulunuyordu.

    Yusuf gelişip olgun bir delikanlı olduğunda güzelliği ve
    yakışıklılığı ile dikkatleri üzerinde toplar. Mağrib melikesi iken Mısır
    Azizinin eşi olan Züleyha ("Zeliha" da denir) da Yusuf a sırılsıklam
    âşık olur ve onu kendisiyle cinsel ilişkiye zorlar. Yusuf ise bu teklifi
    reddedip kesinlikle izin vermez. Züleyha Yusufu daha önce
    rüyasında görüp âşık olmuştu.


    Mağrib sultanının kızı iken güzelliği

    dillere destan olmuş ve kendisini birçok hükümdar istemesine rağmen
    o kimseyle evlenmek istememiş ve sonunda babası onu Mısır Azizi ile
    evlendirmişti.

    Züleyha, aşkıyla ülkenin önde gelen üst tabaka hanımlarının
    dillerine düşer. Bir gün onlara bir davet verir. Meyve yedikleri bir
    sırada Yusufu da içeri çağırtır. Orada bulunan kadınlar Yusufun
    eşsiz güzelliği karşısında kendilerini kaybedip büyük bir hayranlıkla

    bakarken meyve soydukları bıçakla ellerini keserler.

    Bir başka gün Züleyha, yalnız kaldıkları bir sırada Yusuf u
    mahrem odasına çağırtır ve ona sahip olmak ister. Yusuf büyük bir
    ürküntüyle odadan kaçmak isterken Züleyha peşinden koşar ve
    gömleğine yapışır. Bu kovalamaca esnasında Yusufun gömleği
    yırtılır ve azizle karşı karşıya gelirler. Züleyha korkusundan Yusuf a
    iftira atıp onu kendisine tecavüz etmeye çalışmakla suçlar. Bu iftira
    üzerine aziz, Yusuf u zindana attırır.

    Yusufun yedi yıl süreyle kaldığı zindanda Allah kendisine rüya
    yorumlama bilgisini verir. Orada mahpusların rüyalarını tabir eder.

    Mısır hükümdarının gördüğü bir rüyaya göre yedi cılız inek yedi
    semiz ineği yemekte, yedi kuru başak da yedi yeşil başağı
    sarmaktadır. Bu rüyayı yedi yıl bereketten sonra yedi yıl kıtlık olacağı
    şeklinde en gerçekçi biçimde Yusuf yorumlar. Nitekim dediği gibi de
    olur. Hükümdar bu tutarlı yorum üzerine Yusuf u zindandan çıkarıp
    ülkesinin maliye bakanı yapar. Bu sıralarda otuz yaşlarındadır.

    Böylece Yusuf köle olarak geldiği Mısır'a sultan olur. Zamanla
    Yusufun bir iftira sonucu hapse girdiği anlaşılır ve bu arada
    Hükümdar ölür. Züleyha'nın Yusufa olan aşkı hâlâ sönmemiştir.

    Bütün mal varlığını Yusuf taıj haber getirenlere bağışlar. Yusuf tan
    başka bir şey düşünmez. Yusuf, rüyanın işaret ettiği gibi bereketli
    geçen yedi yıl boyunca biriktirdiği erzakı takip eden yedi yıllık kıtlık
    vaktinde halka âdil bir şekilde dağıtır.

    Kıtlıktan etkilenen Yusufun kardeşleri de Mısır'a erzak almaya
    gelirler. Yusuf onları tanırsa da kendini açığa vurmaz. Onlara gereken
    iyilik ve yardımı gösterip yeteri kadar erzak verir. Tekrar gelişlerinde
    onlardan baba bir kardeşlerini de getirmelerini ister. Yakup onun da
    kaybolmasından korkarak Bünyamin'i göndermek istemezse de
    istemeye istemeye onu göndermeye razı olur. Bünyamin geldiğinde
    onu bir hileyle, hükümdarın tasını onun erzak yüküne gizlice saplayıp
    sonra da düzmece bir hırsızlık suçlamasıyla kendi yanında bırakır.
    Kardeşlerine de kendi gömleğini verip bunu babalarına takdim
    etmelerini ister. Bünyamin'in de elinden çıktığına üzülen Yakup
    Yusufun gömleğini alıp oğlunun kokusunu hisseder ve onu ağlaya
    ağlaya kör olmuş gözüne sürer sürmez gözleri birden açılır. Yusufun
    kayboluşunun üzerinden yirmi bir yıl geçer. Kardeşleri onun sağ
    olmadığını zannediyorlardı. Yakup ise Yusufun çocukken gördüğü
    rüyayı hatırlıyor ve buna göre kardeşlerinin mutlaka bir gün Yusuf a

    secde edeceklerine inanıyordu. Yakup eşi ve bütün çocuklarını
    toplayıp Mısır'a gider. Oraya vardıklarında kardeşleri Yusufu yere
    eğilerek selâmlayıp saygılarını sunarlar. Böylece rüyadaki kardeşlerin
    ona secde etmeleri gerçekleşmiş olur. Yusuf da gerçek kimliğini
    açıklar ve böylece aile yeniden birleşmiş olur.



    Hikâyenin Türk Edebiyatındaki Kısa Tarihsel Gelişimi

    Kur'an-ı Kerim'de Yusuf ve Züleyha kıssası Yûsuf Sûresinde
    111 âyette anlatılır. Bu kıssa Kur 'an'da "ahsenü'l-kasas" yani "en
    güzel kıssa" olarak nitelendirilmiştir.
    Yusuf ve Züleyha hikâyesi, Arap edebiyatında İmam
    Gazalî(ö.M.l 11 l)'nin Bahrü'l-Mahabbe adlı eserinden itibaren gerek
    tefsirlere gerekse mensur, manzum pek çok edebî esere konu
    olmuştur. Yine hem İran edebiyatında hem de diğer İslâm
    edebiyatlarında mesnevî nazım şekliyle ilk kaleme alan şair Firdevsî-i
    Tûsî (Ö.1020)'dir. İran edebiyatında en önemli Yusuf ve Züleyha
    konulu eser, Molla Cami (ö,1492)'nin Yusuf u Züleyha adlı eseridir.
    Konu bilgedede tarafından (06-09-2017 Saat 16:16 ) değiştirilmiştir.

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

135<span style="color:#b10202;font-weight:bold;">421kt</span>or2548 Kırmızı alandaki rakam ve harfleri girin

Benzer Konular

  1. Atatürk'ün Çocukluk Anısı: Arkadaşım Yusuf Kemal
    By Serdar Yıldırım in forum Atatürk'ten Anılar Hikayeler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-27-2016, 16:44
  2. Hz. Yusuf'a Verilen Hediye
    By bilgedede in forum Hz Mevlana ve Mesnevi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06-21-2015, 17:17
  3. Kuyucaklı yusuf kitabı özeti
    By master in forum Kitap Özetleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-24-2014, 15:12
  4. Hz Yusuf peygamberin hikayesi
    By meltem in forum Peygamberler-Din Büyükleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 07-12-2014, 11:49
  5. Doç. Dr. Yusuf Kalko'nun büyük başarısı
    By bilgedede in forum Hastalıklar ve Vucut saglıgı
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 12-20-2012, 17:51

Bu Konudaki Etiketler

Giriş

Giriş