+ Cevap Ver
Sayfa 1/17 12311 ... Son
  1. #1
    KAPTAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2012
    Mesajlar
    4.731

    Sponsonlu Bağlantılar
    15 yıldır ihlas finanstan parasını alamayan 75000 mudiden çok azı paralarını alabildiler.
    Şimdi bir mağdur olarak internetten alıntılarla bir araştırma yazısı hazırladım.
    Yazının sonunda nasıl bir yol izlememiz gerektiğini anlamaya çalışacağız.



    Ey mücahit ören
    müslüman kardeşinizin parasını çarçur ettiniz .Bu paraları geri ödemeden helallik almadan giden baban ve senin için internetten derlediğim kardeşlerimizin ahları sizi birğün dünyada iken derbeder edecektir .



    Seda Sayan, Gülben Ergen derken paralar gitti. Daha çok var ama ağalara anca yeter.



    mücahit bey babanın kemiklerini sızlatma,bu paralar kiminin hac hayali kiminin ev kiminin hastalığının tedavi hayali,babanız daha fazla kabir azabı cekmesin yoksa bu gariban milletin duaları sizede yansır hic anlamadan tepe takla gidersin.ölemessin inim inim inlersin...



    haram olsun o mücahit örene fitil fitil burnundan gelsin garibanların paralarını yerken kanser olsun



    ŞİMDİ YENİ BİR BAHANE DAHA UYDURUYORLAR FETO BİZİ BATIRDI .
    İNANMAYIN DERSANELER KAPATILANA KADAR FETO DİYE BİR ÖRGÜT YOKTU.
    FETO BİZİM DÜŞMANIMIZ BİZE UYUM SAĞLAYACAK ÖDEMELERİ SORMAYACAK TMSF BAŞKANI GÖNDER DİYE HÜKÜMETE GÖZ KIRPIYOR.

    AKP SİZİN AVUKATINIZI TMSF BAŞKANI YAPMIŞ 10 YILLARCA ÖDEMELERİNİZİ ERTELETMİŞ.
    FETÖMÜ DEDİ SİZE PARALARINIZI ARTİSLERE YEDİRİN DİYE.
    FETÖMÜ DEDİ SİZE İHLAS EVLERİNDEKİ VİLLALARI ARTİSLERE ÖNEMLİ KİŞİLERE HEDİYE EDİN DİYE.
    SİZ BATIRDINIZ BU PARALARI FETÖ DEĞİL.


    Gelelim şimdi İhlas Finans'ın batışına!

    Yazar:KENAN ERÇETİNGÖZ

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), yükümlülüklerini yerine getiremeyen ve alınan önlemlere rağmen likidite sorununu çözemeyen İhlas Finans Kurumu'nun faaliyet iznini kaldırdı. Yani, Türkçesi İhlas Finans battı! İhlas Finans nedir, kimdir? Efendim İhlas Finans, iştirakleri arasında TGRT televizyonunda olduğu bir holdingtir. Bu holdingin Yönetim Kurulu Başkanı da Enver Ören'in oğlu Mücahit Ören'dir.
    Bu genç adam da, güzel sanatçılarla gönül eğlendireceğim diyerek TGRT'nin, yani İhlas'ın paralarını har vurup harman savuran adamdır...



    Biraz geriye giderseniz, hatırlarsınız. TGRT'de hangi sanatçılar vardı, kimlere ne programlar yaptırıldı, kimler ne paralar götürdü?
    Sibel Can'lar, Gülben Ergen'ler, Seda Sayan'lar, Hülya Avşar'lar, Seren Serengil'ler, Sibel Turnagöl'ler vs. vs. vs...



    Kimileri milyon dolar aldı bir-iki program için, kimileri de 40 milyar maaş! Paraya bakın... Seda Sayan'ın maaşı 40 milyarmış. Seren Serengil 25 milyar, Gülben Ergen'in ki ise daha uçuk bir rakammış...
    Tabii bu arada İbrahim Tatlıses, Mahsun Kırmızıgül, Muazzez Ersoy gibi isimler de para aldı TGRT'den... Hem de programları tam bitirmeden peşin aldılar paralarını. Yani sanatçıların program borcu kaldı TGRT'ye... Yaz tahtaya, belki alırsın... Hülya Avşar'ın ne kadar akıllı olduğunu düşünürseniz, diğerlerinden çok daha fazla aldığını anlarsınız. Hesap kitap ortada!



    Bu saydığım isimlerden bildiğim kadarıyla şu anda sadece Gülben Ergen, Seda Sayan ve Sibel Turnagöl'ün programı devam ediyor TGRT'de...
    Zaten TGRT'nin patronu Enver Ören ya da Mücahhit Ören değil, Gülben Ergen'miş! Öyle diyorlar... Hatta geçenlerde Milliyet'te Berrin Cankat'ın yazdığı dedikoduya göre, 'İhlas Motor' diye isim takılınca Gülben Hanım, 6 kişiyi TGRT'den kovdurtmuş...



    Yazın Mücahit Ören'in teknesinde sık sık sanatçılarla partiler yapıldı. TGRT bünyesinde Seda Sayan, Gülben Ergen'i korudu, Seren Serengil harcandı! Odalarda çukulata şakaları yapıldı! İşte böyle böyle TGRT'nin yani İhlas Finans'ın paraları uçup gitti...



    Yakalaşık 650 trilyonluk mevduat vardı İhlas Finans'ta... 650 trilyon! Paraya bak... Ve bu işin başında ise gencecik, eli işte, gözü oynaşta bir çocuk, Mücahit Ören vardı.



    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu yetkilileri İhlas Finans'taki durumu 'karmakarışık' olarak nitelendirdiler. Bence BDDK, Gülben Ergen ve diğer sanatçılara da sorsun kaç para aldınız TGRT'den diye? İhlas'ın paralarını sanatçılardan takip etsinler.. Çünkü doğru adres orası...


    Kaynak:http://www.gecce.com/yazarlar/yazi/i...unlar-anlarlar










    Faiz haram' diye topla paraları Seda'ya yolla

    İhlas'a güvenen 500 bine yakın kişi mağdur oldu

    İhlas Finans Kurumu'nun patronu Enver Ören, faizsiz finans sistemine inanan yüzbinlerce kişiyi mağdur ederken, sahibi olduğu TGRT'de bazı sanatçılara milyarlar akıttı. Ünlü sanatçı Seda Sayan, TGRT'de yaptığı program karşılığında ayda 80 milyar lira, Gülben Ergen ise 40 milyar lira maaş alıyordu.

    Faaliyet izni iptal edilen İhlas Finans Kurumu'nun patronu Enver Ören, faizsiz finans sistemine inanan 500 bine yakın kişiyi mağdur ederken, yine sahibi olduğu TGRT'de ünlü sanatçılara milyarlar akıttı. TGRT, astronomik fiyatlarla transfer ettiği sanatçılara yüksek ücretlerin yanısıra, jeep ve ev de dağıttı. TGRT'nin en fazla para verdiği sanatçıların başında Seda Sayan ve Gülben Ergen geliyor. Sayan, TGRT'den ayda 80 milyar lira, Ergen ise 40 milyar lira maaş alıyordu.

    TGRT'de yüksek paralarla program ve dizi yapanlar arasında, Sayan ve Ergen'in yanısıra Sibel Can, Selami Şahin, Seren Serengil, Sibel Turnagöl, Ebru Gündeş, Hülya Avşar, Cüneyt Arkın, Muazzez Ersoy, Kadir İnanır, Fatma Girik ve Özcan Deniz de bulunuyor.

    Enver Ören, paralarını peşin alan Gülben Ergen, Seda Sayan, Sibel Can, Kadir İnanır, Fatma Girik ve Cüneyt Arkın'a bir zamanlar Türkiye mümesilliğini yaptığı KIA'dan birer jeep hediye etmişti. Ören, Sibel Can, Gülben Ergen ve Seda Sayan'a da ücretlerinin yanısıra Marmara Evleri'nden bir ev armağan etti.

    Gülben Ergen'in iki yıldır yılbaşı programları için modacı Canan Yaka'ya yaptırdığı kıyafetlerin faturalarını TGRT'ye ödettiği, bu kıyafetleri daha sonra ekstralarında giydiği ortaya çıkmıştı.

    MAHSUN'A 1 TRİLYON

    Mahsun Kırmızıgül'ün Enver Ören'le bir program yapmak üzere anlaştığı bunun karşılığında bir trilyon lira parayı peşin aldığı, ancak daha sonra bu programdan vazgeçtiği, bunun karşılığında ise â€ËÅââ ¡¬Å“ââââââââ ‚¬Å¡¬Å¡¬Å¡¬ËÅâ€Åâââââ €š¬Å¡¬Å“Aşkına Eşkiya'' adlı bir dizide Alişan'ın beş kuruş para almadan kamera karşısına geçtiği belirtiliyor.

    Enver Ören'in iyi günlerinde ona övgüler yağdıran şarkıcılar, bir kaç ay paralarını alamayınca TGRT'yi bırakıp gittiler. Milyon dolarlarla ceplerini dolduran şarkıcılar, Para yoksa biz de yokuz'' diyerek programlarına birer birer bıraktı. İşte bunlardan birkaçı:

    Seda Sayan: Aylık 80 milyar lira maaş alıyordu. ödemeler aksayınca TGRT'yi bıraktı.

    Gülben Ergen: 40 milyar lira maaş alıyordu. Bir yıllık maaşını peşin alıp Derya Tuna'nın Tarabya'daki villasını satın aldı.

    Erkan Yolaç: 5 ay hiç ücret almadan program yapacağını açıkladı.

    Sibel Turnagöl: Aylık ücretini 10 bin dolardan 5 bin dolara indirdi.

    Kadir İnanır: Derman Bey dizisi için TGRT'den 670 bin dolar peşin aldı. Şirketten 100 milyara yakın alacaklı.

    Ebru Gündeş: Program başına 25 bin dolara anlaştı. Alacağı var.

    Seren Serengil: Program başına 10 bin dolara anlaştı. Alacağı var.

    Sibel Can: Şov programı ve iki dizi karşılığında 3.9 milyon dolar aldı. Enver ören'in verdiği üç villadan birinde oturan Can, dizi çekilmez ise aldığı avansı ödemek zorunda kalacak.

    İhlas Finas'a tasfiye yönetimi

    İhlas Finans'ta Ahmet Mücahit Ören'in ayrılması nedeniyle boşalan yönetim kurulu başkanlığı görevine, kurumun genel müdürlüğü görevini yürüten Ömer Adnan Uncuoğlu atandı. Yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevinden ayrılan Ayhan Apak'ın istifası kabul edilerek, boşalan yönetim kurulu üyeliğine Ömer Eryılmaz getirildi. Yönetim kurulu üyeliğine atanan Hasan Tahsin Ekinci, yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini üstlendi. Mehmet Kervancı'nın istifasıyla boşalan yönetim kurulu üyeliğine Cemil Bilgiç getirildi. Yönetim kurulunun diğer üyeleri arasında, Ali Tubay Gölbaşı, Mustafa Ruşen Selçuk ve Karnaen A. Perwataamadja yer alıyor.

    İhlas Holding: Bizim yükümlülüğümüz yok

    İhlas Finans'la birlikte borsadaki işlem sırası kapatılan İhlas Holding A.Ş, İhlas Finans Kurumu'nun iştiraklerinden sadece biri olduğunu, holdingin ve diğer şirketlerin İhlas Finans'ın borçları nedeniyle herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını açıkladı.

    Holding tarafından İMKB'ye gönderilen açıklamada,İhlas Finans Kurumu, iştiraklerimizden sadece bir tanesi olup, diğer faaliyetlerimiz ve iştiraklerimiz faaliyetlerine devam etmektedirler'' denildi. Holdingin ortaklık yapısıyla ilgili bilgilerin de açıklandığı tabloda, Enver Ören ile oğlu Ahmet Mücahid Ören'in hisselerin yüzde 51'ine sahip oldukları, hisselerin yüzde 45.35'inin ise halka açık olduğu kaydedildi.


    kaynak:http://www.hurriyet.com.tr/faiz-hara...yolla-39226142








    TGRT'nin yeni sahibi MURDOCH oldu
    Peki ya UNUTULAN GERÇEK SAHİPLERİ ?

    "İSLAMIN SESİ OLACAK televizyon kuruyoruz" diyerek para topladılar...

    KORİDORLARINDA TOPLU NAMAZkılınan TGRT nasıl Tİ-Cİ-AR-Tİ oldu?

    FAİZSİZ KAZANÇ kime maaş olarak verildi?

    SEDA-GÜLBEN İKİLİSİ holding toplantılarına katılıyordu...

    İhlas olayı: İMAM ENVER'DEN DR. ENVER'E...

    Demirel, onun için DURAKTA BEKLEMEZ... demişti.

    TGRT'nin unutulan gerçek sahipleri...

    TGRT nasıl Tİ-Cİ-AR-Tİ oldu?

    "İslamın sesi olacak bir televizyon kuruyoruz" diyerek para topladılar

    "Faizsiz kazanç" kime maaş olarak verildi ?

    Seda-Gülben ikilisi holding toplantılarına katılıyordu

    Ören, 60 yaşına kadar yapmadığı bir işi yaptı

    İhlas senedi alan hem dünyada hem de ahirette kazanır


    1990'ların başında İslamcılar "Bizim de bir özel televizyonumuz olacak" sevdasıyla, ellerinde ne var ne yok TGRT'cilere verdiler. O dönem Türkiye gazetesinde kolundaki bileziği çıkarıp televizyon için veren kadınların resimleri yayınlanıyordu. Kimse karşılık beklemiyordu. Bağışta bulunanlar "büyük sevap işlediklerine" inandırıldılar.



    İHLASLI, ÖNCE KARISININ BİLEZİKLERİNİ SONRA DA PARASINI KAPTIRDI

    "İslamın sesi olacak bir televizyon kuruyoruz" diyerek para topladılar. İslami TV projesi imaj kurbanı oldu. "İhlas"lı olmanın faturası ağır oldu.

    1990'ların başında "Işıkçılar" cemaati arasında başlayan bir kampanya kısa sürede islamcılar arasında büyük bir ilgi gördü. İslamcılar "Bizim de bir özel televizyonumuz olacak" sevdasıyla, ellerinde ne var ne yok TGRT'cilere verdiler. O dönem Türkiye gazetesinde kolundaki bileziği çıkarıp televizyon için veren kadınların resimleri yayınlanıyordu. Kimse karşılık beklemiyordu. Bağışta bulunanlar "büyük sevap işlediklerine" inandırıldılar. Sonunda

    1993 yılında TGRT yayına başladı. İlk yıllarda islami bir çizgide yayın yaptı. İslami içerikli diziler, dini sohbetler yayınlandı. Bu dönemde de büyük paralar toplandı. Özellikle Almanya'dan büyük miktarlarda para akışı sağlandı. Bağışta bulunanlara resmi bir geçerliliği olmayan "ortaklık sertifikaları" dağıtıldı. Kimine o kağıt parçaları da verilmedi.

    İslami çizgiyi ilk delen Seda Sayan oldu. Seda Sayan'ın toplu namaz kılınan koridorları aşındırmasına çalışanlar ses çıkaramadı. Enver Abi öyle istiyordu. Seda Sayan'ın kapalı kıyafetlerle başlattığı değişim 28 Şubat sürecinde yerini imaja bıraktı. Asker korkusu Enver Abi'yi öyle endişelendiriyordu ki, İslamcı sermaye grupları arasında İhlas'ın adının geçmesi işleri alt üst edebilirdi. Ekran baştan aşağı yenilendi. Değişime karşı çıkanlar kapı önüne konuldu. Enver Abi her şeyin doğrusunu bilir diyenler bu imaj değişikliğine alkış tuttular. İslamcılar ilk hayal kırıklığını Seda Sayan'ın ekranda boy göstermesiyle yaşadılar. Ona alıştılar, zaten onun dışında televizyonun eski çizgisi korunuyordu. Ancak son imaj değişikliği ve ekranın daha da çıplak hale gelmesiyle İslamcılar için TGRT bitti.

    Gülben Ergen, Sibel Can, Hülya Avşar, Sibel Turnagöl, Ebru Gündeş, Mahsun Kırmızıgül, İbrahim Tatlıses daha kimler yoktu ki… Parayı duyan soluğu TGRT'de alıyordu. İslamcılar paralarını ve İslami TV hayalini unuttular. Zaten Enver Abi'nin de onları hatırladığı yoktu.

    TGRT'nin kuruluşuna katkı sağlayanlar hayatlarının her alanında İhlas'lı olmaya gayret ettiler. Evinde İhlas ev aletleri kullananlar, birikimlerini de İhlas Finans'ta değerlendirdiler. 'İhlas'lılar televizyondaki imaj değişikliğinin parasal kaynağının "faizsiz kazanç" uğruna yatırdıkları paralar olduğunu bilmiyorlardı. Geçte olsa bunu da öğrendiler önce bilezikler ardından paralar gitti. Enver Abi'nin imaj değişiminin faturası ağır oldu.

    *İhlas: İçtenlik, samimiyet; bir işi sırf Allah için yapmak...
    Dipnot: Hayatta biraraya gelmeyecek iki sözcük varsa o da; İhlas ile gazeteciliktir.


    "FAİZSİZ KAZANÇ" KİME MAAŞ OLARAK VERİLDİ?
    İhlas Finans battı. "Faiz değil, kar payı" diye toplanan paralar nereye ve kime gitti?
    TGRT'nin 28 şubat süreciyle başlayan imaj değişikliğine büyük paralar harcandı. İmaj değişikliğinin finansörü 'İhlas'lı müşterilerdi. İhlas Finans "faizsiz kazanç" sloganıyla inanan kesimin paralarını kasalarına çekti. Para kar zarar ortaklığıyla toplanıyordu. Yani harcaması kolaydı. Çünkü hesap verme zorunluluğu yoktu. İhlas Finans zarar gösterip işin içinden çıkabilirdi. Öyle de oldu. TGRT, o günün parasıyla Seda Sayan'a 80 milyar lira, Gülben Ergen'e de 40 milyar lira maaş ödüyordu. Ebru Gündeş'e ise program başina 25 bin dolar ödeniyordu.

    Sibel Can çekmediği dizilere karşılık 4 milyon dolar aldı. Kadir İnanır'a hizmetleri karşılığında 670 bin dolar peşin ödenmişti. Sibel Turnagöl aylık 10 bin dolar, Seren Serengil'e program başına 10 bin dolar para veriliyordu. Parayla birlikte TGRT yıldızlarına jeep ve daire de hediye edilmişti. TGRT'nin gerçek çalışanları ise medya ortalamasının altında maaş almaya razı oldu.



    SEDA-GÜLBEN İKİLİSİ HOLDİNG TOPLANTILARINA KATILIYORDU

    TGRT'nin güzelleri en gizli toplantılara bile katılabiliyorlardı. Genel yayın yönetmeninden daha etkiliydiler.
    Enver Ören övünmeyi seviyordu. Çevresindekiler Doktor Enver Abilerini sürekli pohpohluyorlardı. Son zamanlarda çevresindeki "destekçi" grubuna şarkıcıları da kattı. Onlar olmadan toplantı yapılmıyordu. İkisine de kapısında genel müdür yardımcısı yazan odalar tahsis edilmişti. Enver Abi, Seda Sayan ve Gülben Ergen'i biran olsun yanından ayırmıyor, bir dediklerini iki etmiyordu. Neredeyse direktifleri onlardan alıyordu. Onlar da istediklerini rahatlıkla yaptırıyorlardı. Hatta sevmedikleri insanları bile kovdurabiliyorlardı.

    Bu kadroya daha sonra Muazzez Ersoy'da katıldı. Kendisi hakkında yapılan bir haberin bedeli Enver Ören'in emri ile 8 muhabirin işine son verildi. Olay basına yansıdı . Muazzez Ersoy magazin gazetecilerinin tepkisinden korktu. Enver Abisine bir kez daha ricada bulunarak bu gazetecileri tekrar işe almasını rica etti. Ama Enver Ören affetmedi...


    60 YAŞINA KADAR YAPMADIĞI BİR İŞİ YAPTI

    Bir kere bile olsun doğum günü kutlamamıştı. 60. yaş gününde dostları ile birarada oldu.
    10 Şubat 2000 tarihinde, Enver Ören için büyük bir doğum günü partisi düzenlendi. TGRT'nin yeni imajını yaratan yıldızlar doğum gününde hazır bulundular. Bülent Ersoy, Seda Sayan, Sibel Can Enver Abi'yi bu mutlu gününde yalnız bırakmadılar. Hatta Sibel Can patronu için Allah bizim ömrümüzden alsın sana versin” diye iltifatlar yağdırıyordu. Bu sözler karşılığını buldu. Enver Abisi, Sibel Can'a sürpriz yapıp kendi cipini hediye etti. Beyaz güvercinlerin uçurulduğu gecede, diye temennilerde bulunuldu. Oysa daha sonraki yıllarda Enver Ören'in doğum gününü kimse hatırlamadı.



    TGRT NASIL İ-Cİ-AR-Tİ OLDU?

    28 Şubat'taki hatadan geri dönülmeliydi. Hemen bir yenileme operasyonu başladı.
    Önce İhlas'ın vitrini olan TGRT değişmeliydi. Oğul Mücahit Ören bu noktada devreye girdi ve dizginleri eline aldı. Amerikalı imaj maker lara 3.5 trilyon liraya bir değişim paketi  hazırlatıldı. Televizyonda eski islami çizgiden eser yoktu. Üstelik Gör bak neler olacak sloganıyla yeni anlayışın da ipuçları veriliyordu. TGRT'nin kapıları bambaşka bir dünyanın kahramanlarına açılıyordu. TGRT'ciler değişime rağmen, Bizi eskisi gibi sanıp, kimse gelmez diye korkuyorlardı. Oysa parayı duyan TGRT'ye koşuyordu. O kadar ki piyasada tutunamayan, hiçbir televizyonun iş vermediği eski ünlüler bile TGRT'de büyük paralarla işe başladılar.

    1993 yılından beri kuruma emek veren, Siz cemaatin adamısınız  diyerek yıllarca sömürülen insanlar, bu paraları duyduklarında inanamıyorlardı.
    Eskiden İslami içerikte dizilere büyük paralar harcayan TGRT artık şarkıcı dizilerine para harcıyordu.

    Tarihe mal olmuş İslami ve milliyetçi kişilerin hayatlarından kesitler sunan, Deli Balta, Veysel Karani, Aziz Mahmut Hüdayi dizilerinin yerini aşk, entrika gibi modern değerlerin işlendiği Aşkın Dağlarda Gezer, Marziye  gibi diziler aldı. Danimarkalı Gelin  gibi islamı öğrenen bir yabancı kadının hayat hikayesi de yerini motivasyon içerikli bol mankenli Derman Bey dizisine bıraktı.


    İHLAS SENEDİ ALAN HEM DÜNYADA HEM DE AHİRETTE KAZANIR

    İhlas'ın ilk yıllarında borsa senedi almak haram sayılıyordu. Bu durum İhlas Holding hisseleri borsada işlem görünceye kadar sürdü.
    İhlas çalışanlarına zorla değerinin üzerinde hisse senedi satıldı. Satışta kullanılan slogan şuydu: İhlas alan hem dünyada hem de ahirette kazanır.  İhlas kağıtlarından alanlar bununla da kalmayıp kooperatif ve kaplıca projelerine destek vermek zorunda kaldılar. Herkes gücünün yettiği ölçüde bir ev ya da kaplıcaya yazıldı.

    Dini öğeler ön plana çıkarılarak uygulanan satış yöntemi piyasada da etkili oldu. İhlas'ın projeleri milliyetçi-muhafasakar kesimden ilgi gördü. Yastık altı diye tabir edilen ve faiz işler diye bankaya yatırılmayan paralar faizsiz finans kurumuna yatırıldı veya İhlas'ın uzun vadeli projelerine verildi. Güven esasına dayalı, inanan insan aldatmaz  mantığıyla holdinge büyük miktarlarda para aktı. 30 yıllık bir geçmişi bulunan İhlas Grubu islamcı sermayenin en köklüsü ve en büyüğüydü. Batmaz deniliyordu.

    Diğer islami holdinglerde olduğu gibi yüksek kar payıyla para topluyordu. Bir anlamda saadet zinciri  gibi işliyordu. Para akışı sürdükçe, sıcak parayla biriken kar payları ödeniyordu. Ne zamanki piyasalarda batacak dedikoduları çıktı, biranda zincir koptu.



    İHLAS OLAYI: İmam Enver'den doktor Enver'e

    Annemin duasıyla zengin oldum

    Demirel onun için Durakta beklemez...  dedi

    Gazetede ayakkabıyla dolaşılmaz, çıplak fotoğraflar bantla kapatılırdı

    Liderlerin yanında yer aldı, yalnız biri hariç...



    ANNEMİN DUASIYLA ZENGİN OLDUM

    Tuttuğun taş altın olsun... Annesinin duası kabul oldu, Enver Ören bulmuştu.
    Çevresinde olup da Enver Ören'in nasıl zengin olduğunu bilmeyen yoktur. Hemen her fırsatta anne duasıyla zengin oluşunu anlattığı söylenir. 1970 yılında ticarete atılır. İlk işi bir taş ocağı satın almak olur. Taş ocağındaki kazılarda tebeşir tozunun hammaddesi bulunur. Enver Ören, annesinin sözünü ettiği bulmuştur.

    Tebeşir üretimine geçer  markalı tozsuz tebeşirler, o günden beri okullarda satılan yegane tebeşirdir. Askerlikten atılma bir biyoloji öğretmeninin ilk işi mesleğiyle ilgiliydi. "Altın- tozsuz tebeşir"i Türkiye geneline yayarak ilk ticari başarısını elde etti.

    Kayınpederi Hüseyin Hilmi Işık ve ona bağlı "ışıkçılar" cemaatinin desteğiyle gönüllü bir pazarlama ordusu kurdu. Kısa sürede Türkiye'nin dört bir yanında taraftar topladı. Önce Hakikat ardından Türkiye gazetesiyle basın dünyasına girdi. Gönüllü pazarlama ordusu gazeteyi hiçbir karşılık beklemeden dağıttı. Sadece gazete değil, ileriki yıllarda tebeşir, dini kitap, stres bileziği ve İhlas markalı ürünler de dağıtıma dahil edildi.

    İslamcı ve muhafazakar kesim "dini öğeler öne çıkartılarak" abone yapıldı. Gazetenin ilk yıllarında (1980) sabahları işe dini kitaplar okunarak başlanıyordu. Hüseyin Hilmi Işık'ın ilmihal kitabı Saadet-i Ebediyye ve İmamı Rabbani'nin "Mektubat" adlı eseri okunuyordu. Haber müdürü ya da başka yetkili biri 15 dakika kitaplardan dini bilgiler verir, ardından dualar edilerek işe başlanıyordu.

    Gazetede ayakkabıyla dolaşılmasına izin verilmiyordu. Herkes ayakkabısını dışarıda çıkarır içerde terlik giyilirdi.
    Gazetede kadınların çalışmasına izin yoktu. Sekreterlerden temizlik elemanlarına kadar çalışanlar erkeklerden oluşuyordu. Gazeteye kadın geldiğinde çalışanlar günaha girmemek için kadına bakmayıp sırtlarını dönerlerdi.

    Yine o dönem çalışanların anlattığına göre dışardan gelen gazetelere İran yöntemi sansür uygulanıyordu. Gazetelerdeki çıplak kadın fotoğrafları bantla kapatılıyordu.
    Namaz vakitlerinde koridorlarda toplu namaz kılınıyordu. Hatta, bazen namazlarda Enver Ören'in imamlık yaptığı da oluyordu. Bu uygulama 1993 yılında kurulan TGRT televizyonunun ilk yıllarında da uygulandı. Enver Ören'e kayıtsız şartsız itaat esastı. Nakşibendi geleneğinden gelen "ışıkçılar" asla "abi"lerine karşı gelmezlerdi. O her şeyin en doğrusunu bilir ve onun dediği olurdu. Bu arada Cağaloğlu'nda küçük bir dükkanda başlayan ticari faaliyet 1990'larda holdinge dönüşmüştü.

    Eskiden "imam" denilen Enver Abi de 1989 yılında Konya Selçuk Üniversitesi'nin kendisine verdiği fahri doktorluk ünvanıyla doktor iye anılmaya başlanmıştı. Gazete ve televizyonda Enver Ören'le ilgili haberlerde mutlaka doktor  ünvanına yer veriliyordu. Doktor Enver Abi , ona kimse karşı gelemezdi. Öyle de oldu "imaj" olayına kimse karşı çıkmadı.


    DEMİREL ONUN İÇİN DURAKTA BEKLEMEZ... DEDİ

    Demirel, Enver Ören için "O durakta beklemez, gelen otobüse biner" dedi. Peki bu sözler ne anlama geliyordu?
    Enver Ören her dönem elindeki gazeteyi ve televizyonu iktidarın lehine kullandı. Devlete yakın durdu. Asker emeklisi ve ordudan atılan subaylar iyi maaşlarla işe alındı. Hemen hepsine bir müdürlük verildi. Belki bu yüzden holding ve televizyonda müdürden geçilmediği söylenir. En zor dönemlerde bile iktidara destek veren manşetler haberler İhlas kasasına kredi olarak geri döndü. Özal döneminde büyük bir yükseliş gösteren holding, Özal sonrasında başka iktidarlar için çalıştı. Özallı yıllarda Demirel'le ilgili tek bir haber gazetede yer almazken 1991'de DYP-SHP iktidarıyla Demirel'e hatta İnönü'ye övgüler dizildi.

    Süleyman Demirel başta kırgın olduğu Enver Ören'i affetti ve gazeteyi ziyaret etti. Bu durumu soranlara Demirel şu cevabı verdi: "Enver Ören durakta beklemez, gelen otobüse biner" demişti. Kendisi bir söz üstadı olan Demirel, demek istiyordu ki; Enver Ören, iktidarı beklemez, yani iktidar kimse ona çalışır

    Enver Ören, ANAP ve Mesut Yılmaz ile de arayı hep sıcak ilişkiler kurdu. Kim iktidar olsa özel uçağıyla soluğu Ankara'da alıyordu. Tüm bu siyasi ilişkilerde Tansu Çiller'in çok özel bir yeri vardı. İktidarda olmadığı dönemlerde bile Çiller'e destek verdi. Çiller'e özel bir sevgi beslediği söyleniyor.



    ERBAKAN VE ÇİLLER'E DESTEĞİ PAHALIYA PATLADI

    Refah-Yol hükümetine destek verdi. Bu destek onu 28 Şubat'ın kara listesine soktu. O listeden kurtulmak kolay olmadı.
    Erbakan ve Çiller hükümetine en büyük medya desteğini İhlas Grubu verdi. Erbakan'la ortak paydaları olan dindarlık  bağı ve Tansu Çiller'e olan sevgi bu durumu zorunlu kılıyordu. Hepsinden öte, önceki iktidarlarda olduğu gibi yine iktidarda olana yakın olma politikası işliyordu.

    28 Şubat sürecinde hükümetin yıkılmaması için elinden geleni yaptı. Milletvekili transferlerinin önünü alabilmek için özel uçağını bile DYP'li ve RP'li milletvekillerinin emrine tahsis etti. Tüm bu girişimler başarısız olduğu gibi Enver Ören birilerini de fena kızdırmıştı. İhlas Holding kara listeye alındı. İrtica yanlısı şirketler arasında gösterildi. Listeden çıkmak kolay olmayacaktı. Tüm İhlas camiasını köklü bir imaj değişikliği bekliyordu.



    LİDERLERİN YANINDA YER ALDI, YALNIZ BİRİ HARİÇ

    Gazete ve televizyon her dönem iktidara yakın oldu. Bir tek MHP'ye yaranamadılar. Bahçeli'nin unutamadığı, olay neydi?
    Her iktidar olanı yanına çekti. Bir kişi ve bir parti hariç, MHP onu asla affetmedi. Son genel seçimler öncesi MHP Lideri Devlet Bahçeli, Enver Ören'i ziyarete gitti. Ama Enver Ören ayağına kadar gelen misafiri, makamında olduğu halde geri çevirdi. Bahçeli bu nezaketsizliği hiç unutmadı. Ve beklenen an MHP 'nin iktidar olması ile geldi Enver Ören dahil kimse böyle bir sonucu beklemiyordu. "Nasıl böyle bir hata yapılmıştı?".

    Hemen özel uçağa atlayıp Ankara'ya çıkarma yaptı. Ankara'ya giderken TGRT haberin seçkin kadrosundan, seçkin bayan spikerleri de yanındaydı. Devlet Bahçeli görüşmek istemedi. Enver Ören ise ısrarlıydı. Sonunda görüşme gerçekleşti. Enver Ören samimi pozlar vermeye çalıştı. Hatta bira ara yanında oturan Bahçeli'nin dizine vurup "Ne iyi oldu iktidara geldiniz. İktidar partisine yaraşır genel merkez binasını yapmak da artık bize düşer" dedi. Herkese mesafeli durmasıyla bilinen Bahçeli sinirlendi, ayağa kalkıp başka bir yere oturdu ve danışmanına "görüşmenin bittiğini" söyledi.


    Madem TGRT'yi sattınız, İhlas Finans'dan alacaklı olan Ayşe Teyze'nin hac parasını, Mehmet Dede'nin emekli parasını geri verin

    TGRT'nin satışıyla ilgili bir yazı da Nuh Gönültaş'tan: AK Parti'nin en büyük vurdumduymazlıklarından birisi İhlas Finans mağdurlarının kayıpları ile ilgilenmemesidir. Oysa bu kesimin çoğu oyunu AK Parti'ye vermiştir!


    (27 Temmuz 2006 Perşembe)

    Nuh Gönültaş/ BUGÜN


    TGRT'de satıldı, şimdi sıra İhlas Finans alacaklarının ödenmesine!

    Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun'dan bu alıntıyı yapmalıyım: "Huzur verecektin, Sibel Turnagöl verdin. Mukaddesat verecektin, Seda Sayan verdin. Milliyetçilik verecektin, Amerikancılık verdin.


    Ahlak verecektin, "Vur patlasın çal oynasın" verdin. "Saadeti Ebediye" verecektin, Sibel Can verdin. Dindarlık verecektin, "Biz radikal değiliz" verdin. "İhlas" verecektin, alemin ünlülerine doğum günü hediyesi olarak cip verdin. "Bizim de bir televizyonumuz olsun" diyenlerin hem parasını, hem duasını aldın. Karşılığında. Derin bir hayal kırıklığı, pişmanlık ve çile dolu bir iç çekiş verdin. Bu satıştan sonra için rahat mı? Koydun mu kafanı yastığa, hemen dalabiliyor musun uykuya? "Ulan ne büyük bir operasyon yaptık" falan diye elde ettiğin ekonomik başarının keyfini sürüyor musun? Ne diyelim? En iyisi "Ah Enver Abi ah" diyelim ve ötesini söylemeyelim."

    Aslında Enver Ağabey için burada ifade edilenlerle de bir sorunum yok. TGRT'yi "Gazino TV"ye dönüştürmesiyle de...

    Ne yaparlarsa yapsınlar, hesabını bize değil Allah'a verecekler.

    Benim İhlas Finans ile ilgili bir sorunum da yok. Ne yakınlarımın ne de kendimin İhlas'ta parası batmış değil. Ama asıl sorun yıllardır İhlas Finans mağduru olan 226 bin mudinin alacaklarında.

    Fakat meslek hayatımda gördüğüm en büyük hadiselerden birisi bu. İhlas Finans'a güvenip birikimlerini faizsiz banka sisteminde değerlendirmek isteyen yüz binlerce kişinin parasının bir anda yok olması...

    Şimdi madem TGRT'yi sattınız, herhalde sıra İhlas Finans'dan alacaklı olan Ayşe Teyze'nin hac parası, Mehmet Dede'nin emekli parası, Tuğba kızımızın çeyiz parasını geri vereceksiniz.

    Siz "ödüyoruz filan" diyorsunuz da bu İhlas Finans mudileri neden hâlâ ağlayıp duruyorlar! Kime ne ödüyorsunuz, ödediğiniz paralar toplam mevduatın yüzde kaçına tekabül ediyor?

    AK Parti hükümetinin en büyük vurdumduymazlıklarından birisi İhlas Finans mağdurlarının kayıpları ile ilgilenmemesidir. Oysa bu kesimin çoğu oyunu AK Parti'ye vermiştir!

    Batan özel bankalarda parası olan herkes parasını son kuruşuna kadar devletten aldı. Ama İhlas Finans mağdurları özel finans kuruluşlarının hesaplarına devlet garantisi olmadığından ortada kaldı. İşin garip tarafı da İhlas Finans'ı kim batırdıysa o tasfiye ediyor. Hükümetin artık bu kangren haline gelmiş konuya el atması şarttır.

    Masumların bedduaları arşı deler Enver Bey. Bunu sizin bizden daha iyi bildiğinizden şüphem yok. Size hacca gitmek için biriktirdiği parayı, ev almak için emeklilik parasını, kızının çeyizi için sizde değerlendirdiği ve sizin bunları batırdığınız paraları verin artık.







    İHLASZEDE PLATFORMU

    https://twitter.com/ihlaszedeler



    IHLASZEDELER PLATFORMU
    https://www.facebook.com/IHLASZEDELE...9649083787994/



    İHLASZEDELER DOSYASI BEŞTEPE YOLUNDA.
    ...
    ARKADAŞLAR TÜM BU İFTİRA VE MESNETSİZ İTHAMLARA RAĞMEN, ÇABALARIMIZ SÜRÜYÜR..BİZİM SİYASİ YOLLARDAN ÇÖZÜM ARAMAMIZ KİMİ NEDEN RAHATSIZ EDİYOR? ANLAŞILIR GİBİ DEĞİL..DESTEK OLMAYAN BARİ KÖSTEK OLMASIN.!!
    BİZ BİR YERE VARIRSAK 75 BİN MUDİ YARARLANACAK.
    HAZIRLAMIŞ OLDUĞUMUZ ÇOK KAPSAMLI BİR DOSYAYI SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN ÇOK YAKININDA BULUNAN VE ÇOK ÇOK ÖNEMLİ BİR YERİ OLAN DEĞERLİ BİR MİLLETVEKİLİ'NE CUMHURBAŞKANIMIZA ULAŞTIRILMAK ÜZERE ELDEN TESLİM ETMİŞ BULUNMAKTAYIZ..


    Paylaşım aleminin tüm çabası sizin memuniyetiniz için olacaktır.

    Bu sitenin sahibleri burada paylaşım için bulunanlardır.

    Burada bulundugunuz ve paylaşım alemini yaşattıgınız için sizi tebrik ederiz.



  2. #2
    KAPTAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2012
    Mesajlar
    4.731
    İhlaszedelerden Başbakan'a mektup: Paramızı istiyoruz

    20 Ocak 2016 Çarşamba 08:40

    75 bin mudisine olan yaklaşık 450 milyon dolar borcunu 15 yıldır ödemeyen İhlas Finans'ta mağdurların hak arama mücadelesi devam ediyor.

    75 bin mudisine olan yaklaşık 450 milyon dolar borcunu 15 yıldır ödemeyen İhlas Finans'ta mağdurların hak arama mücadelesi devam ediyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu'na mektup yazan mağdurlar, alacaklarının ödenmesini istedi. İhlas Finans Mağdurları Derneği Başkanı Hadi Sakioğlu, “Alacaklarımız 2 maddelik kanuna bakıyor. Siyasetçiler bu konuda bizlere yardımcı olmuyor.” dedi.

    15 yıldır tasfiyede olmasına rağmen ödemelerin durma noktasına geldiği batık finans kurumu İhlas Finans'ta, mağdurlar siyasilerin sorunlarına ilgi göstermemesinden yakınıyor. 15 yıldır çalmadık kapı bırakmadıklarını belirten İhlas Finans Mağdurları Derneği Başkanı Hadi Sakioğlu, son olarak Başbakan Ahmet Davutoğlu'na mektup yazdıklarını belirterek, alacaklarının ödenmesini istedi.

    Alacaklarının 2 maddelik kanuna baktığını ifade eden Sakioğlu, “Paramızın ödenmesi için bir türlü gerekli kanuni düzenleme yapılmadı. 75 bin kişi 15 yıldır paralarını geri almak için uğraşıyor. Ancak siyasetçiler bu konuda bizlere yardımcı olmuyor.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın İhlaszedelere bugüne kadar hiç randevu vermemesine rağmen İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mücahit Ören'le sürekli görüştüğünü ve samimi görüntüler verdiğini belirten Sakioğlu, “Siyasilerin güçlünün yanında değil mağdurun yanında olması gerekir. Başbakan Ahmet Davutoğlu seçimden sonra Konya'daki balkon konuşmasında ‘hakkınızı helal edin' demişti. Helalleşmek için hükümetin İhlaszedelerin alacaklarına kavuşmasına aracılık yapması gerekir. Ya haklının yanında olarak 75 bin insanın parasına kavuşmasına olanak sağlayacaklar, ya da güçlünün yanında olup bizi mağdur etmeye devam edecekler.” diye konuştu.

    Mudilerin alacağını batık şirketlere devrettiler

    Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın İhlas Finans hakkında tuttuğu denetim raporunda İhlas Finans'ta toplanan paraların grubun organik bağlantı içinde olduğu pazarlama şirketleri aracılığıyla İhlas Holding yöneticilerinin kurduğu şirketlere aktarıldığı tespit edilmişti. İhlas Finans'a el konulmadan önceki 6-7 aylık süre içinde sadece İstanbul'da kurulan 36 paravan şirkete herhangi bir teminat alınmaksızın senet mukabilinde 3 ile 5'er milyon dolar fon kullandırıldığı ve bu yolla paraların İhlas Holding ve İhlas Matbaa AŞ'ye aktarıldığı öğrenilmişti. İhlas Finans'ın 850 milyon doların üzerinde alacaklı göründüğü şirketlerin neredeyse tamamının sermayeleri çok düşük şirketler olduğu anlaşılırken, bu alacağın yüzde 95'lik bölümünün 234 firmadan olduğu ve bu firmaların İhlas Grubu'na yakın kişilere kurdurulduğu raporda yer aldı.

    İhlaszedeler ikinci kez mağdur edildi

    Bu şekilde mağdur edilen İhlaszedeler ise aradan geçen 10 yılın ardından bu paravan şirketler aracılığıyla tekrar mağdur edildi. 2010-2011 yıllarında İhlaszedelere ‘borcunuzu ödeyeceğiz' diyen İhlas Holding yöneticileri mudilerin alacaklarını yeniden yapılandırarak yaklaşık 6 yıl vade ile mudilere olan borçları paravan bayilere devretti. Ancak bayiler, 4 yıldır ödeme yapmadı. Bunun üzerine paralarını almak için icra yoluna gitmek isteyen mudiler yaptıkları ağır sözleşme yüzünden bu yola da başvuramadı. İhlas Holding yöneticileri mudilere olan borcunun büyük bir kısmını peşin ödemiş gibi gösterirken, mudilere olan borçlar ise bu bayi şirketlerinin üzerine yıkıldı.


    kaynak:http://m.patronlardunyasi.com/haber/...tiyoruz/176326



    ŞİMDİ YENİ BİR BAHANE DAHA UYDURUYORLAR FETO BİZİ BATIRDI .
    İNANMAYIN DERSANELER KAPATILANA KADAR FETO DİYE BİR ÖRGÜT YOKTU.
    FETO BİZİM DÜŞMANIMIZ BİZE UYUM SAĞLAYACAK ÖDEMELERİ SORMAYACAK TMSF BAŞKANI GÖNDER DİYE HÜKÜMETE GÖZ KIRPIYOR.

    AKP SİZİN AVUKATINIZI TMSF BAŞKANI YAPMIŞ 10 YILLARCA ÖDEMELERİNİZİ ERTELETMİŞ.
    FETÖMÜ DEDİ SİZE PARALARINIZI ARTİSLERE YEDİRİN DİYE.
    FETÖMÜ DEDİ SİZE İHLAS EVLERİNDEKİ VİLLALARI ARTİSLERE ÖNEMLİ KİŞİLERE HEDİYE EDİN DİYE.
    SİZ BATIRDINIZ BU PARALARI FETÖ DEĞİL.
    Paylaşım aleminin tüm çabası sizin memuniyetiniz için olacaktır.

    Bu sitenin sahibleri burada paylaşım için bulunanlardır.

    Burada bulundugunuz ve paylaşım alemini yaşattıgınız için sizi tebrik ederiz.



+ Cevap Ver
Sayfa 1/17 12311 ... Son

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

135<span style="color:#b10202;font-weight:bold;">421kt</span>or2548 Kırmızı alandaki rakam ve harfleri girin

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11-06-2014, 12:00
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14-01-2014, 12:45
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-09-2013, 19:25
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-07-2013, 17:19
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-02-2013, 21:02

Bu Konudaki Etiketler

Giriş

Giriş